Sevgili Anne-Babalar;
Alınan karnelerdeki başarı ya da başarısızlık sadece çocuklarınızın elde ettiği bir sonuç değil, aynı zamanda ailenin çocuğun eğitimine katkısının da bir göstergesidir. Çorcucuğunuzun elde ettiği başarıdan pay çıkarmakta haklı olduğunuz gibi çocuğunuzun başarısızlığında da pay sahibi olduğunuzu da unutmamanız gerekir.
Çocuğunuzun başarısı için maddi-manevi fedakârlık yaptığınız doğrudur. Bunun karşılığını beklemek de en tabii hakkınızdır. Ancak bu noktada unutulmaması gereken hususlar vardır. Çocuklar zaman zaman anne- babaları hayal kırıklığına uğratabilirler. Bunlar büyüme ve olgunlaşma sürecinin kaçınılmaz yanlarıdır. Bundan dolayı çocuğunuzdan sevgi ve şefkatinizi esirgemek, onları biraz daha olumsuz olmaya itecektir. Başarısızlık her yaştaki ve konumdaki insan için acı vericidir. Çocuğunuz, karnesindeki başarısızlıktan dolayı zaten bu acıyı yaşıyordur. Biz anne ve babalara düşen görev, onu bu durumda desteklemek, gelecekle ilgili cesaretini kırmamak ve sabırla ileride bu sorunların üstesinden gelecek gücü ona kazandırmaktır. Önemli olan çocuğun, ailesinin desteğinin arkasında olduğunu bilmesi, anne- babasının sevgisinden şüphe etmemesi, bu sevginin okulda başarısız da olsa süreceğini hissetmesi ve hatalarından ders çıkarmasına imkân verilmesidir.
Başarısız bir karne getiren öğrenciyi tatilden mahrum etmek veya başka ceza yöntemlerine başvurmak yerine aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz.
- Öncelikle tatil boyunca dinlenmesine ve eğlenmesine fırsat tanıyın.
- Tatilin son günlerinde başarısız derslerini düzeltmesi için birlikte çözüm yolları arayıp uygulamaya geçin. Çözüm yollarının işe yarayıp yaramadığını kontrol edin.
Çocuğunuzun gösterdiği çabaları övüp yüreklendirin. Hoşgörülü ve sabırlı olun. Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın. Çocuğunuzu rencide etmeyin, başkaları tarafından rencide edilmesine izin vermeyin. Çocuğunuza, durumunu düzeltmesi konusunda süre tanıyın. Endişenizin gerçek sebebini, yani asıl kaygınızın onun geleceği ile ilgili olduğunu çocuğunuzla paylaşıp bilgi verin. Nasıl ki siz kusursuz bir anne baba değilseniz çocuğunuzdan da bunu beklemeniz yanlış olur.
Tüm bu sayılanların ve bizim amacımız mutlu ve başarılı öğrenciler yetiştirmede aileye bir ışık tutmaktır. Çocuğunuzun yerinde siz olsaydınız anne ve babanızdan nasıl bir yaklaşım beklerdiniz? Önce bunu düşünüp ondan sonra harekete geçiniz. Çocuklarınıza güvenin ve bu önemli dönemde, ne olursa olsun yanlarında olduğunuzu gösterin ve onları yüreklendirin. Unutmayın “hiç bir karne çocuğumuzdan değerli değildir”.
Değerli anne-babalar; eğitimin önemli bir parçası olduğunuzu unutmayın. Okul idaresi öğretmenler ve rehberlik servisiyle işbirliğine girip çocuğunuzun durumu hakkında bilgi alış- verişinde bulunun. Sizin olumlu yöndeki tutumunuz ve desteğiniz sayesinde çocuğunuzun İKİNCİ dönemdeki başarısı daha da artacaktır.