SES  BAYRAĞIMIZ !

        Dil bir milletin varlık sebebidir, bir insan topluluğunu millet yapan unsurlardan biridir.Özellikle biz eğitimcilere düşen görev ise, varlık sebebimiz olan Türkçe’mizi dünyada hak ettiği konuma getirmede , gayretle çalışmaktadır.Çünkü dil, bir milletin kimliği ve adıdır, kültür değerlerimiz içerisinde şüphesiz en önemli olanıdır.

     Karamanoğlu Mehmet Bey  günümüzden 730 yıl önce ,13 Mayıs 1277’de  “BU GÜNDEN SONRA DÎVANDA, DERGAHTA ve BARGAHTA ,MECLİSTE VE MEYDANA TÜRKÇE’DEN BAŞKA DİL KULLANILMAYACAKTIR.” diyerek bir ferman yayınlamıştır.
Çünkü Karamanoğulları’nın üçüncü hükümdarı Mehmet Bey , millet olarak yaşamanın ilk şartı olarak dil birliğinin sağlanması gerektiğine inanıyordu. Kendi dilini ve kültürünü önemsemeden başka dil ve kültüre özenilmesine karşı çıktı.

         Büyük edebiyatçılarımızdan Ziya GÖKALP “LİSAN” adlı şiirinde

“  Güzel dil Türkçe bize
  Başka dil gece bize
  İstanbul konuşması
  En saf, en ince bize

             Türklüğün vicdanı bir
             Dini bir, vatanı bir
             Fakat hepsi ayrılır
             Olmazsa lisanı bir “

diyerek, Türk milletini bir arada tutan en önemli unsurun dilimiz olduğunu vurgulamak istemiştir.

       Türk Edebiyatının en büyük şairlerinden Yahya Kemal BAYATLITürkçe ağzımda annemin ak sütüdür” derken, F.Hüsnü DAĞLARCA dilimize “Türkçe’m,ses bayrağım benim. “diyerek seslenmiştir.

        Cumhuriyetimizin kurucusu M. Kemal ATATÜRK’ ün ise 1930 yılında yaptığı bir konuşmada söylediği sözleri belleğimizden hiç çıkarmamalıyız.
Türk milletinin dili:Türkçe’dir .Onun için her Türk dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır.Bizde Türk dili,Türk milleti için mukaddes bir hazinedir.Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz hadiseler içinde ahlakının,ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin , velhasıl bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olduğunu görüyor.Türk dili, Türk Milletinin kalbidir,zihnidir.” “Türk demek, Türkçe demektir;NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! “

 

Günümüzde şüphesiz Türk insanını dilin günlük hayatımızdaki kullanımı konusunda
en çok etkileyen unsur televizyondur.Büyük televizyon kanallarının isimlerine baktığımız zaman , birçoğunun Türkçe isimler olmadığını söyleyebiliriz.(STAR, SHOW TV , NTV vb.)
Sokağa çıkıp mağazaların isimlerine şöyle bir baktığımızda, aralarında çok az Türkçe isimli tabelalara rastlayabiliriz. Hatta mahallemizdeki balıkçı dahi artık tabelasına      “FİSH TİME” yazıyor.

         Özellikle gençlerimizi Türk dilinden uzaklaştıran sebeplerden bir tanesi de, okullarımızda yabancı dille yapılan eğitimdir. Halbuki hiçbir insan kendi dilini iyi bilmediği sürece yabancı bir dili tam olarak öğrenemez.Bizler özellikle üniversitelerimizde yabancı dille eğitim yaparken, İngilizlerin,İrlandalıları sömürgeleştirmek için dilerini yok etmeye çalıştıklarını, tarihte büyük devletler kurdukları halde, daha sonra dillerini ve kültürlerini unuttukları için, yok olan medeniyetleri unutmamalıyız.

        Gençler arasında kullanılan argoyla karışık İngilizce- Türkçe arası bir dil, sırf gençlerin farklı olmak ve dikkat çekmek amacıyla kullandıkları sözcükler, ne yazık ki Türkçe’yi unutturmaya ve kirletmeye devam etmektedir. Televizyondaki kalite seviyesi düşük programlar ise bu kirlenmeyi arttıran en önemli faktörlerdendir.

        Unutmamalıyız ki genç ve küçük beyinler bir teyp gibidir. Ne söylenirse aynısını söyleme gayretindedirler. Televizyonun dilimizin gelişimini ve korunmasına katkıda bulunması gerekirken son zamanlarda had safhaya varan dil kirliliği gençleri ve çocukları olumsuz yönde etkilemektedir.

        Dilimizin nasıl yozlaştığını ve bozulduğunu biliyoruz. Peki bunu değiştirmek Türkçe’deki bozulma ve yabancılaşmayı durdurmak için neler yapmalıyız.Bunun çözüm yollarını şöyle sıralayabiliriz.

  • Televizyon kanallarında mutlaka “dil bilincini” kavratan,dilin bir milletin var olması konusundaki önemini belirten programlar hazırlanmalıdır.

 

  • Yine televizyonda mutlaka kitapları tanıtan ve okumaya teşvik eden programlar yapılmalıdır.
  • Tüm basın-yayın kuruluşları mümkün olduğu kadar yayınlarında Türkçe kelimeler kullanmalıdır.

 

  • Milli eğitim Türk milletinin dili olan Türkçe ile yapılmalıdır.Hiçbir eğitim kurumunda tamamıyla yabancı dille eğitim yapılmamalıdır.Çünkü hiçbir insan dünyayı ve insanları ana diliyle yorumlayabileceği gibi yorumlayamaz.
  • Türk dilini korumaya ve kalkındırmaya çalışan tüm kurum ve kuruluşları teşvik ve takdir edilmelidir.

 

  • Dilimizin içerisinde yabancı dillerden gelmiş olan sözcükleri belirten bir sözlük hazırlanmalıdır.
  • “Türkçe bilim ve sanat dili olamaz, Türkçe kısır bir dildir.” diyenlere, Yunus Emre’nin, Kaşgarlı Mahmut’un eserleri gösterilmeli, GÖKTÜRK KİTABELERİ tanıtılmalıdır.

 

  • TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı Ekrem Erdem’in söylediği gibi “Eğitimi tostla test arasında sıkıştırmaktan vazgeçmeli,sadece öğrencilerimizi değil tüm Türk halkını okumaya davet etmeli, yurt genelinde kitap okuma kampanyaları başlatmalıyız.
  • Türkçe karakter kullanılması durumunda abonelerinden 2 kat daha fazla ücret alan cep telefonu şirketlerini toplum olarak şiddetle kınamalıyız.
  • Mağazalara verilen isimlerin yabancı dilde olmasını yasalarla kontrol altına almalı, iş yerlerine Türkçe isimler veren şirket ve kuruluşları teşvik amacıyla ödüllendirmeliyiz.

 

Evet sevgili gençler artık, “ Bir milleti yıkmak istiyorsanız önce dilinden başlayınız.” diyen KONFÜÇYÜS’e kulak vermeli, 250 kelimelik İngilizce yerine, geçmişi çok eskilere dayanan TÜRKÇE’MİZİ KULLANMALIYIZ.

 

                                                                      C. ELİF KARAKAYA
TUZLA TEKNİK OKULLARI
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ